Bu yıl Türkiye'de olan deprem şüphesiz hepimizi etkiledi. Ama ben çift kez yıkıldım. Nasıl mı? Öncelikle görev için gittiğim yerde yaşadığım için, çalışmaya devam ettim ve evime döndüğümde hiç de eskisi gibi olamayacağımı biliyordum. Daha çok sorguluyor, çok daha fazla korkuyordum. Sonra aklıma, daha sonrasında hiç öyle sevilmediğim, sevilmekten de öte benim de sevmediğim ilişkimiz geldi. Üzerinde çokça düşündüğüm ilişkimizle ilgili. Yok dedim bu böyle olmayacak en fazla ne kaybederim? Kaybedecek tek umudum kalmıştı tekrar yeşeren. Ondan da minicik bir ışık görsem görüşecektim, sadece kendimi anlatmak ve kendimi tamamladığım o mükemmel ilişkimle iki kelam etmek istedim. Evet, aradan geçen sekiz koca yıl onca insana rağmen seninle konuşmak çok ama çok istedim. Özür dilerim. Ama sen de bu kadar yoğun düşünmesen bana mani olmazdı belki de, belki hiç alakası yok. Denk getiririm dedim sonra da aklıma beni ilk gördüğündeki yüz ifadeni getirdim. Korku? Şaşkınlık? Sıcaklık? Hiçbiri belki sadece nefret? Yabancılık da olabilirdi. Sonra sen cevap vermeyince tekrar yazdım. Sonra... Tekrar.
Evleniyorum dedin.
Evleniyorsun...
Umarım çok mutlu olursunuz dedim.
Eminim sen de eminsin ki o kadın zerre umrumda değil
Sen ÇOK MUTLU OL, çünkü bunu çok hak ediyorsun be adam! Tanıdığım ve ne yazık ki tanıyabileceğim en iyi adam. Sen bana hep çok iyiydin. Umarım rüyalarımda olduğu gibi gerçekte de öyle devam ediyorsundur. Umarım beni bir gün bir yerlerde affedersin, sincabını... Beni sorarsan, ben seni .ok özlüyorum. Bugün terapide öğrendim ki senden sonraki ilişkilerimde hep kendimi cezalandırmışım İlişkilerimin kendisi başlı başına ceza olmuş. Peki ne zaman bitecek bu sağlıksızlık? Bitsin. Seni gerçekten çok sevdim civcivim.
Ik hou van je

