20 Haziran 2023 Salı

Çok mutlu ol...un...

 Bu yıl Türkiye'de olan deprem şüphesiz hepimizi etkiledi. Ama ben çift kez yıkıldım. Nasıl mı? Öncelikle görev için gittiğim yerde yaşadığım için, çalışmaya devam ettim ve evime döndüğümde hiç de eskisi gibi olamayacağımı biliyordum. Daha çok sorguluyor, çok daha fazla korkuyordum. Sonra aklıma, daha sonrasında hiç öyle sevilmediğim, sevilmekten de öte benim de sevmediğim ilişkimiz geldi. Üzerinde çokça düşündüğüm ilişkimizle ilgili. Yok dedim bu böyle olmayacak en fazla ne kaybederim? Kaybedecek tek umudum kalmıştı tekrar yeşeren. Ondan da minicik bir ışık görsem   görüşecektim, sadece kendimi anlatmak ve kendimi tamamladığım o mükemmel ilişkimle iki kelam etmek istedim. Evet, aradan geçen sekiz koca yıl onca insana rağmen seninle konuşmak çok ama çok istedim. Özür dilerim. Ama sen de bu kadar yoğun düşünmesen bana mani olmazdı belki de, belki hiç alakası yok. Denk getiririm dedim sonra da aklıma beni ilk gördüğündeki yüz ifadeni getirdim. Korku? Şaşkınlık? Sıcaklık? Hiçbiri belki sadece nefret? Yabancılık da olabilirdi. Sonra sen cevap vermeyince tekrar yazdım. Sonra... Tekrar.

Evleniyorum dedin.

Evleniyorsun...

Umarım çok mutlu olursunuz dedim.

Eminim sen de eminsin ki o kadın zerre umrumda değil

Sen ÇOK MUTLU OL, çünkü bunu çok hak ediyorsun be adam! Tanıdığım ve ne yazık ki tanıyabileceğim en iyi adam. Sen bana hep çok iyiydin. Umarım rüyalarımda olduğu gibi gerçekte de öyle devam ediyorsundur. Umarım beni bir gün bir yerlerde affedersin, sincabını... Beni sorarsan, ben seni .ok özlüyorum. Bugün terapide öğrendim ki senden sonraki ilişkilerimde hep kendimi cezalandırmışım İlişkilerimin kendisi başlı başına ceza olmuş. Peki ne zaman bitecek bu sağlıksızlık? Bitsin. Seni gerçekten çok sevdim civcivim. 

Ik hou van je

14 Ocak 2021 Perşembe

DEM

Neredeyse 3 yıl olmuş yazmayalı... Öğrencilikten çıkalı ise 1.5 yıl... Son yılımda ne de çok hayıflanmıştım! Allah'ım! Ben gerizekalıyım galiba, yapamıyorum. Zor oldu belki ama mezun oldum. Asıl hayat başladı acımasızca, hayalimdeki işe girdim. Eğitimini aldım 3 ay ve sadece 3 ay yapabildim departman kapandı. Çırılçıplak kaldım asıl İstanbul'da... Geriye dönmemek için egomu koltuğumun altına aldım, dişimle tırnağımla kazanıyorum 1 senedir. Okuduğum işte mi peki? :) Hayır.
Şimdi ise dünyayı durduran pandeminin ortasında, benim için dünyanın en güzel evi olank kendi dairemde, karantinada hayatımı sorguluyorum. Benim dünyaya gelme sebebim ne? Neden burdayım? Hayattaki amacımı yakalamam lazım. Bilmiyorum belki de aşık olmam lazım. Ama gerçek bir hikayede... Hayallerle dolu değil. İki kişiden bir olmak, birden üç veyahut dört-beş olmak belki de... Allah'ım bana doğru yolu göster Savrulmak değil üretmek, paylaşmak için yola çıkayım.


20 Nisan 2017 Perşembe

Kutlu mu olsun, O mutlu mu olsun?

Kutlu mu olsun, O mutlu mu olsun?

Sabah alarm çalmadan uyanırsın...
Bilirsin gelecek birisi var...
Her asansör kapısı açıldığında kalbinin atışı daha da artar. Söyleyemezsin bazen ama boşluğu dolmaz diye geçiştirirsin yapın böyledir. ÖZLERSİN.
Bencilsin...
Belki onu değil yaşadığın güzel anılarını özlersin.
En güzel dediğin doğum gününü...
Sabah ezanıyla çalacak olan kapını...
İçindeki hassas bebeği tek görebilen insanı...
Şimdi doğum günüm kutlu olmasın, ama o mutlu olsun.

 
 

31 Ağustos 2015 Pazartesi

Aşk, en çok ihtiyaç duyulmayan zamanda başlar ve en çok ihtiyaç duyulan zamanda biter.

Ey Aşk! Bu kazığını hiçbir zaman unutmayacağım. Sana çok ihtiyacım vardı. Madem gidecektin neden beni yokluğuna alıştırmadın? Madem bitecektin neden sonsuz olduğuna inandırdın? Seni affetmeyeceğim, ey aşk!
Dün gibi hatırlarım nasıl geldiğini, beni nasıl amansızca yakaladığını... Peki hiç sordun mu hazır mısın diye? Doğru... Sen giderken de sormadın ki hiç bana gitmeme katlanabilecek misin diye... Hani o çok güvendiğin gücüm var ya, o medcezire uğruyor, ey aşk! Kalbim dayanmıyor! Nefes alamıyorum sensizliği yaşadıkça...
Çok zor bir durumda bıraktın beni senin kalbin yok mu? Senin canın yanmaz mı? Sen de ademoğlu değil misin? Adetullahında vardır da zalimlik! Bu kadarı bana çok, ey aşk! Nasıl çaresizim bir bilsen... Yoksa ben kuyruğumu kıstırıp da dile gelir miyim hiç? Tükendiğimi hissetmesem eleverir miyim kendimi? Sen değil miydin beni en iyi tanıyan, dostumdun sen benim, sırdaşımdın, gelecek ailemdin, ne çabuk unuttun?! Şehiri şehir yapan hatıralardır ama ben sen olmadan neyleyim hatıraları? Kahretmekten başka ne getirisi olur bana?
Sağlıksız ruhum, benimle değil artık... Mutlu mu olucaz ikimiz de böyle? Hiç mi için sızlamaz, hiç mi yanmaz yüreğin? Seni hatırlatan her şeyi bitsin, gitsin istesem de; olmuyor, gitmiyor öyle işler istediğim gibi... Soğuk şehrin, ruhsuz sokaklarında hiç mi aklına gelmeyeceğim? Yalnızlık acıtmaz mı senin de canını? Yüreğin buz tutmuş belli... Seni sen yapan yumuşak kalbin artık yok... Pamuk kalbin kömüre dönmüş... Kömür küle geç dönüşür ama yok olursun farkına varamazsın o zaman da... Ben o kadar da inanmamıştım ki sana! Hep sen demedin mi ayrılmayacağız diye! Öyleyse ben cehennemdeyim, sen hangi cehennemdesin! Çok kızgınım sana, çok büyük öfkem! Yaşamıyorum, sadece hayattayım be civcivim... Onun da nedeni mechul... Yarım bıraktın sen beni, sen de yarım kal emi...

6 Nisan 2013 Cumartesi

Gerçek Mutluluk, Gerçek Sevgi

Selam. Ben eskiden melankolinin diplerinde, şuanda ise mutluluğun ''nirvanası''ndaki kız. Nasıl değiştiğimi açıklamak için evrim teorileri bile kifayetsiz kalır.

Bir kere acayip mutluyum moruk ya. Yani mesela dün 7.ayımızdı ve çok kutlayamadık diye bugün bana lazanya ve bisküvili pasta yapan, harikulade romantik bir sevgilim var. 

Dile kolay 7 ay. 7 çarpı geçirilen 30 gün. İnanılmaz. Benim arkadaşsızlığımı, muhtaçlığımı kapatan. Evlilik planı bile yapabildiğim -17 yaşında biri evlililk planı yapmaz, yaparsa salak olur- bir VAR. 

Şuanda gerçekten hayatımda olmak istediğim yerdeyim ya da kaybetmemek için dünyanın en fedakar insanı olabileceğim bir yer...

28 Kasım 2012 Çarşamba

Gönderilemeyen Mektup

********'e Mektup
Neden diyorum. Neden sahip olmak istediğim her şey var da sen yoksun. Neden bu minicik kalbim hala üzgün, buruk biraz da kırık. Ağlıyorum hala ama neden;
ÇÜNKÜ SEN YOKSUN
O kızın yanındasın. Son aylarının bütün en güzel günlerini, anlarını onunla geçirdin. Onunla güldün. Ona sarıldın...
Hayır, yanlış anlama ben seni unutmak istemediğim için değil UNUTAMADIĞIM için unutmuyorum.
Tamam, dünyanın en iyi sevgilisine sahibim. Bir genç kızın isteyebileceği her şeyi sunuyor bana. Ama bir sen değil. O birlikte yaşayamadığım küçük adam değil. Seni ancak ya sigaramın dumanında görebiliyorum, bir de işte hayallerde...
Üzülüyorum...
Belki hiç benim olmadın. Olamayacaksın da. Ama bu geçirmiyor her şeyi. Silmiyor zihnimdeki izleri...
HA BU ARADA MERAK ETMEZSİN SEN YİNE AMA SÖYLEYEYİM, TURUNCUYU HİÇ SEVMEM. ELİME HEMEN BU GELDİ.
Ama seni severim. Bal gibi de severim. Ama öyle böyle sevmem. Benimki biraz farklı, ondan böyleyim.

                                        13.11.2012
                                                                                          Mektup'tan birebir yazıldığı için.

MEKTUP

Sana bugün bir mektup yazdım. Alıcının ismini yazdım. Adresi aklımdaydı. Ama hiçbir zaman göndermeyeceğim bir mektuptu bu. Gözyaşlarımı döktüğüm bir mektup. Yazdıktan sonra bir nebze olsun rahatlayıp uyuyakaldığım... İnan senin de yanında bir kız var sanarken ertesi gece gözümde yaşlar artık olmadığını gördüğümde nasıl zihnim bulandı anlatamam. Şuan mutluyum. Ama senden ötürü içimde kalan ukte tarif edilemez. Önceden yanındaki kızı mutsuz edemem diye kendimi avuturken, sonrasında beni çok mutlu eden bir sevgilim olduğunun farkındalığı vardı üzerimde.
Öyle bir zamanda geldi ki ayrılık haberin, vurgun yedim o an.
Hareket edemedi kalbim hiçbir yana.
Ama sonra düşündüm beni zamanında çok üzen biri için; şimdi beni çok mutlu eden, yaralarımı saran, acılarımı dindiren birini üzmem ne kadar doğru ki... İşte sonra günler geçti. Geçiyor. Seninle olsam pişman olucağımı biliyorum. En azından bunun farkındayım. Hoşçakal...