30 Mayıs 2012 Çarşamba

ARTIK

Şimdiki kararsızlığımı daha önce yaşamış mıyımdır bilemiyorum. Bir şeylere son verdik evet. Önümüzü düşünmezken, mutluyken mahvettik. Bundan sonra nasıl davranmam gerektiğini bilmiyorum. Önceden hep o yönlendirirdi. Ama artık yalnızım. Mutlu olmayı onunla öğrenmiştim. Artık o olmayınca mutsuzum. İleride bir hayat var belki ama o yok. Olumsuzluklar ve negativite hep yanı başımda bekliyor. Bir sonraki adımımı görmek istiyorum lakin bulamıyorum çünkü o yok. Ne kalbimde ne de hayatımda artık yok. Bundan emin olmalıyım. Bitti...

27 Mayıs 2012 Pazar

BEN

Olmadı. Yapamadım. Belki de onlar gibi riyasız olamadım. Seninle olmayı çok istiyorum, mutlu olmanı da çok istiyorum. Bu kadar iyimser olmamalıyım ama. Olmamalıyım. Sana ulaşmak kolay değil, seninle olmak kolay değil. Etrafındaki o kadar kız arasında beni bir defa da olsa seçtiğin için sana teşekkür etmeliyim. Bana o mutluluğu yaşattın. Farkettin beni... Ama eğer arkadaşların da o kızlardan biriyle olmanı istiyorlarsa... Ben yapamam. Hiç duymamış gibi davranamam. Bana iyimser olmayı, mutlu olmayı sen öğrettin ama bu kadarına bilincim izin vermez. Keşke demek istemiyorum ama keşke beni sevseydin. Benim olsaydın. Bencilim evet ama dayanamıyorum. Seni sıkmaktan çok korkuyorum ama telaşlanıyorum. Dengesiz olduğumuzu kabul ediyoruz ama devamı gelmiyor. Sözlerinle bana umut da veriyorsun ama aynı zamanda öldürüyorsun da. Seninle hiçbir zaman geçmişimi ya da geleceğimi düşünmedim. O anımız önemliydi benim için. Öyle olmalıymış da.  Bilmiyorum, gerçekten bilmiyorum n'olacağını, ben -herkese akıl hocalığı yapıp başkalarının ilişkisini kurtarıp mutlu olan- seninle daha olamadım ki. Daha çocuğuz, evet daha yolumuz var. Ama sonuna kadar dayanamıyorum. Duygu uçurumlarına sürükleniyorum. Çok fazla düşünüyorum. Düşüncelerim beynimde parçalanıyor. Öte yandan çok değiştiğimi de hissediyorum. Farklılaştım. Beş dakika sonra ne olacak diye düşünür oldum paranoyaklaştım. Seni kendimden kıskanır oldum. En kötüsü de ben artık ben değilim. Sadece seninle canlanan bir kalbim var. Sen varken atabilen...

http://fizy.com/#s/189s31

CONFUSED

I'm definitely confused now. I have no claim to make a decision. He's the wirepullar for that storie. I cannot do anything for us. It's very bad mood which I'm in. I only want him. Only want us. Don't want the other stuffs. I hope he'll be understand that I'll always love him and never forget anything. I'm able to pray and love for a while.

25 Mayıs 2012 Cuma

UNUTMAK

Bugün bana ''unuttun beni artık değil mi'' diye sordu. Unutmak. Unutmak. Sanki çok kolaymış gibi... Kolay olsa da ben istiyormuşum gibi. Gündüzümde, gecemde hep hayallerimde. Sabah onunla olma umuduyla uyanıyorum; rüyalarımda onunla olmak için uyuyorum. Bazen boş bir defter sayfası bile yetiyor onunla olmam için. Onu unutmak? Hayatımdan çıkarmak? What the ''F''? Nasıl bu oldu bilmiyorum ama onu kaybetmek hiç ama hiç istemiyorum. Biliyorum, hissediyorum güzel günler bizi bekliyor. Daha çook rüyalarımız olacak beraber göreceğimiz... Beraber uyanacağımız, beraber başlayacağımız. Niyetim hiçbir zaman silmek değil, ''o''nu tekrar tekrar yazmak, hissetmek. Özlemi tutkuya dönüştürmek. Sevmek çok sevmek...

23 Mayıs 2012 Çarşamba

ZAMAN

Bundan sonra kimsenin seni üzmesini istemiyorum cümlesini söylemeli bana. Kimse hiç kimse ağlatmayacak demeli. Birdenbire mutlu olmalıyım gözlerinde. Yanındayken imkansızı yaşamalıyım. Mucizeyi değil, sadece onu yaşamalıyım. O ve ben, biz olmalıyız. Belki çok uzun bir zaman sonra olmalı bu. -İhtiyacımız olan zamansa- Ama beklemeye değer...
Hayat beni yordu demek için erken olmalı ama seni seviyorum demek için daha çok erken. Onunla paylaşmalıyım duygularımı iyi kötü ne varsa; sevincim, üzüntüm. İlk ve son olmalı... Bir ödülü olmalı göz yaşlarımın. Çektiğim acıların. Ama asla 'o'na haksızlık etmemeliyim. Çünkü 'o' hep kendine bunu yapıyor. Onu hiç aldatmamalıyım belki de sadece kendimi... Kandırmak bu. Hayalgücünü zorlamak. Hayallerde mutlu olmak. Ama olsun. Bir sonu olmalı sonsuzluğumun. Düşünceleriyle etkiledi, yine düşünceleriyle bulmalı beni. Beraber olamasak da mutlu olmalı o. Başkasının 'o'nu mutlu edebileceğini düşünüyorsa, her şeyi bertaraf edip kabul etmeliyim belki de...

mr. big - to be with you
pentagram - oo


15 Mayıs 2012 Salı

İNCE ÇİZGİ

Sevdiğimi sanmışım. Çok da yanılmışım. Birini tanımadan, gerçek yüzünü görmeden, ona inanmamam, körü körüne bağlanmamam gerekirdi. Onun için ölmemem, sonuna kadar savunmamam gerekirdi. Hatalıyım. Bağnazlığım beni ele verdi. Onu çok çok sevdiğimi sanıyor, kendimden bile kıskanıyordum. Yalanmış. Sevgi ile nefret arasında olan o ince çizgideyim şuan. Bundan sonrası Allah kerim... Nasıl emin olabildim ki? Nasıl sevdim sandım diye ilah yapabildim onu? Mantığım nerelerdeydi kim bilir (!) Değmez ki üzülmeye 'o'. Şimdi pişmanlıklarım ve ben varım sadece. Yapayalnız, bir başıma... http://fizy.com/#s/152d9s anathema - regret

11 Mayıs 2012 Cuma

SEVMEK

Daha hiç aşık olmamış birine sorar mısın aşk nedir diye... 
Sorar mısın yaşarken birine ölüm nedir diye...
Yaşarken ölmek,
Susarken konuşmak,
Körken görmek,
Gözü açıkken uyumak,
Otururken koşmak,
Ağlarken kahkaha atmak,
Yağmurda kurumak,
Yanında değilken yanında olmak...
Seni sevmek...
Sen sevmezken beni, seni üzmemek için de olsa gülmek...
Hayata inat değil kendime inat gülümsemek.
Seni sevmek; gülü gonca, çölü kır, buzu çay, uçurumu köprü gibi görmek...
Acayip... Çok acayip bir şey...
Sen gibi, ben gibi, biz gibi değil...
Gerçekten uzak hayale çok yakın.

''O''

''O''na zarar vermek istemiyorum. Onu üzdüğüm her kelime beni kat be kat üzüyor. Konuşmadan önce acaba benden soğur mu diyorum. Onu kendime bağlamak istemiyorum ama benden uzaklaşsın hiç istemiyorum. Benim yüzümden zarar görsün gerçekten istemiyorum. Sürekli çok temiz kalpli diyorum kendi kendime ya da sana yalanları diziyor... İkincisine kendime inandırmak inan o kadar istiyorum ki; sırf bencilim. Onu hak ettiğimi düşünmüyorum. Onu sevmeyi, ona aşık olmayı, sahip olmayı hak ettiğimi düşünmüyorum. ''O'' gerçekten melek gibi... Sadece istekleri var ve sonuna kadar haklı...

KARARSIZIM

Kararsızım, çok kararsızım. Yeni biriyle tanışmak, samimi olmak konusunda kararsızım.Kendimle barışık olmak,kendime dürüst olup her şeyin doğrusunu söylemek konusunda kararsızım. Arkadaşlıklarımın hepsi yalan, hepsi geçici ya da pamuk ipliğine bağlı Genelleme yaparak hayatı kolaylaştırmaya çalışıyorum. Olmuyor. Olmadı. Hiçbir şey ne kolaylaşıyor ne de daha iyiye gidiyor. Olasılıksızda anlatılan şizofreniye yaklaştığımı hissediyorum. Korkuyorum ya da korkmuyorum. Sadece endişe. İnsan içtiğinde kendisi olurmuş; benim gerçek halim o muydu? Vuran, kıran, bağıran biri miyim ben? İsmimin anlamını da taşımıyorum ki... İnsanlara güvenmiyorum bu yüzden hiç sevgilim olmadı diyorum, gerçekten bu yüzden mi? Sadece ben istemediğim için mi? Sorunlarım olduğu için olabilir mi? Sorunlu insanların da sevgilisi olmadı mı? İnsanlara güvenmiyorum diyorum ama bazen taviz veriyorum güvenme isteğinden... Sevilmiyorum sevmediğimdendir belki de...
Neden sadece olasılıklı konuşuyorum, kesin hüküm veremeyecek kadar ileri görüşüm mü yok? Kendime sorduğum soruları bile cevaplayamıyorum. Başarım yok. Başarısızım. Bir konuda sabit kalan bir fikrim bile yok. İnsanlarla anlaşamıyorum.
Gerçek arkadaşlarım olsa daha mutlu olabilirdim derim hep, olanları da beğenmiyorum. Küçük şeylerle büyük yaralarımı örtmeye çalışıyorum. Gerçekten dertlerim çok mu büyük; şuan çok sıkıntı çektiğim durumum bir başkasının hayali olabilirmiş. O biliyor mu peki hayatımdan kurtulmak istediğimi? Düşüncelerimden bunaldığımı.. 'O' bile benden sıkıldı. Kendimden hep sıkılıyorum. Bazen en sabırlı benken, bazen zamana bırakamayarak mahvediyorum. Şimdi ne yapmam gerekir? Hep cevapsız sorular... Hayatımı düzene soksam da değişemeyecek, hep birinin gelip beni kurtaracağı düşüncesi...