31 Ağustos 2015 Pazartesi

Aşk, en çok ihtiyaç duyulmayan zamanda başlar ve en çok ihtiyaç duyulan zamanda biter.

Ey Aşk! Bu kazığını hiçbir zaman unutmayacağım. Sana çok ihtiyacım vardı. Madem gidecektin neden beni yokluğuna alıştırmadın? Madem bitecektin neden sonsuz olduğuna inandırdın? Seni affetmeyeceğim, ey aşk!
Dün gibi hatırlarım nasıl geldiğini, beni nasıl amansızca yakaladığını... Peki hiç sordun mu hazır mısın diye? Doğru... Sen giderken de sormadın ki hiç bana gitmeme katlanabilecek misin diye... Hani o çok güvendiğin gücüm var ya, o medcezire uğruyor, ey aşk! Kalbim dayanmıyor! Nefes alamıyorum sensizliği yaşadıkça...
Çok zor bir durumda bıraktın beni senin kalbin yok mu? Senin canın yanmaz mı? Sen de ademoğlu değil misin? Adetullahında vardır da zalimlik! Bu kadarı bana çok, ey aşk! Nasıl çaresizim bir bilsen... Yoksa ben kuyruğumu kıstırıp da dile gelir miyim hiç? Tükendiğimi hissetmesem eleverir miyim kendimi? Sen değil miydin beni en iyi tanıyan, dostumdun sen benim, sırdaşımdın, gelecek ailemdin, ne çabuk unuttun?! Şehiri şehir yapan hatıralardır ama ben sen olmadan neyleyim hatıraları? Kahretmekten başka ne getirisi olur bana?
Sağlıksız ruhum, benimle değil artık... Mutlu mu olucaz ikimiz de böyle? Hiç mi için sızlamaz, hiç mi yanmaz yüreğin? Seni hatırlatan her şeyi bitsin, gitsin istesem de; olmuyor, gitmiyor öyle işler istediğim gibi... Soğuk şehrin, ruhsuz sokaklarında hiç mi aklına gelmeyeceğim? Yalnızlık acıtmaz mı senin de canını? Yüreğin buz tutmuş belli... Seni sen yapan yumuşak kalbin artık yok... Pamuk kalbin kömüre dönmüş... Kömür küle geç dönüşür ama yok olursun farkına varamazsın o zaman da... Ben o kadar da inanmamıştım ki sana! Hep sen demedin mi ayrılmayacağız diye! Öyleyse ben cehennemdeyim, sen hangi cehennemdesin! Çok kızgınım sana, çok büyük öfkem! Yaşamıyorum, sadece hayattayım be civcivim... Onun da nedeni mechul... Yarım bıraktın sen beni, sen de yarım kal emi...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder